Taş mercanlar yok olma tehlikesi ile karşı karşıya 

Nesli tehlike altındaki taş mercanın (Cladocora caespitosa) yoğun dağılım gösterdiği Çanakkale Dardanos’ta bilimsel izleme çalışmaları devam ediyor.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ve Türk Deniz Araştırmaları Vakfı’nın üstlendiği proje kapsamında yasa dışı balıkçılık faaliyetleri, bilinçsiz avlanma ve çapa atımı nedeniyle zarar gören mercan kolonilerine ilişkin farkındalık oluşturularak bilinçlendirme faaliyetlerine odaklanıldı.

Çalışma kapsamında, yasa dışı balıkçılık faaliyetleri, bilinçsiz avlanma ve çapa atımı nedeniyle zarar gören mercanlar koruma altına alındı.

Koruma altına alınan alanlar da bu kez iklim değişikliği nedeniyle ani su sıcaklığından etkilenmeye başladı.

Uzmanlar, iklim değişikliği nedeniyle biyolojik çeşitliliğe ev sahipliği yapan mercanların denizin ısınması sonucu beyazlaşarak yok olacağının öngörüldüğünü kaydetti.

“İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ NEDENİYLE BEYAZLAŞAN TEK TÜR TAŞ MERCANLAR”

İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi ve Türk Deniz Araştırmaları Vakfı Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, “Taş mercanların olduğu habitatlar koruma altına alındı. Çanakkale Boğazı’nda artık bir koruma alanımız var. Bu taş mercanlar, birçok canlı grubunu kendi içinde barındırıyor.

Endemik, yani Akdeniz’e özgü. TÜDAV tarafından geçen yıl koruma altına alınan bir tür. Taş mercanların korunmasıyla ilgili önemli bir girişim bu. Bir yandan da bir kitap çıktı. Bu kitabı da Doç. Dr. Barış Özalp çıkardı Dardanos’taki taş mercanlar ve bu mercanların korunmasıyla ilgili. Bu mercanların endemik olması önemli. İçinde yaptığımız çalışmaya göre 400’e yakın canlı grubu yaşıyor.

Ancak bu taş mercanlar iklim krizi nedeniyle tehdit altında çünkü yavaş yavaş belli bölgelerde beyazlaşıyorlar. Türkiye denizlerinde iklim değişikliği nedeniyle beyazlaşan tek tür veya ani sıcaklık değişimleri nedeniyle beyazlaşan bu taş mercanlar. Dolayısıyla iklim değişikliği Akdeniz’e sadece yabancı türlerin girişini kolaylaştırmıyor, mevcut türlerin ani sıcaklık değişimleri nedeniyle beyazlaşmasına ve ölmesine de neden oluyor.

‘Başka örnekler var mı?’ Var. Bu durum ise biyo çeşitlilikteki değişimi ve azalmayı gösteriyor. ‘Başka örnekler var mı?’ Yılan balıkları var. Vermitit dediğimiz kabukluların oluşturduğu rifler var. Bu rifler de yavaş yavaş parçalanmaya başlıyor sıcaklık değişimleri ve anomalisi nedeniyle” dedi.

“TAŞ MERCAN ÖTEKİ CANLILARA EV OLUŞTURAN BİR TÜR”

Öztürk, “Bunların izlenmesi ve korunması lazım. Bununla ilgili Çanakkale Dardanos’ta bir küçük koruma alanı oluşturuldu. Bunu Doç. Dr. Barış Özalp yaptı. Ne olursa olsun sadece sert mercan veya taş mercanlar değil öteki mercan türleri de koruma altına alındı.

Taş mercan habitat oluşturan öteki canlılara ev oluşturan bir tür. Dolayısıyla taş mercanı ortadan alırsanız içinde yaşayan kabuklulara, balıklara ve diğer birçok canlı grubunu ortadan almış oluyorsunuz. Habitat oluşturan başka türler için ev oluşturan bir grup bu. Son derece önemli” dedi.

“KOLLUK KUVVETLERİYLE İRTİBATA GEÇMELERİ ÖNEMLİ” 

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Deniz Teknolojileri Meslek Yüksekokulu Sualtı Teknolojisi Programı Öğretim Üyesi, Doç. Dr. Barış Özalp, türlerin oluşturduğu habitatların birçok deniz canlısına yuva görevi gördüğünü belirterek vatandaşları uyardı.

Doç. Dr. Özalp, ” Çanakkale Boğazı’nda bir koruma alanı olduğunu bilmeleri önemli. Türkiye’de çok güzel çok etkileyici kıyılarımız var. Ama bir tane mercan resifi var. Bir tane koruma altında olan mercan resifi Çanakkale Boğazı’nda.

Burası aynı zamanda ticari gemilerin geçiş bölgesi. Ona rağmen bir koruma alanı olduğunu bilmeleri önemli. Bu bölgede, biz hala ne yazık ki gırgır avcılığı görüyoruz. Çok üzücü bir şey. Kolluk kuvvetleri ile ortak çalışmalarımız oluyor. Türkiye’de tek koruma alanı olmasına rağmen gırgır teknelerinin alanın çevresinde ağ attığını görüyorsunuz.

Ağ atmak, çapa atmak bu türler için nesli tehlikede olan ve yuva oluşturan türler için çok sıkıntılı durumlar. Vatandaşa da görev düşüyor. Bölgenin önemini bilmeliler. Çanakkale için söylüyorum. Koruma alanında hassas bir türü ve bunun çevresindeki biyolojik çeşitliliği korumaya gayret ediyoruz.

Bölgede av yapan koruma şamandırasına bağlanmaya çalışan, bölgenin çevresinde yaklaşmaya çalışan küçük balıkçı olur büyük balıkçı olur kolluk kuvvetleriyle irtibata geçip bilgilendirmeleri ülkemiz için önemli. Yoksa çok küçük alanları koruyamazsınız. Burası büyük bir bölge değil ama önemine dikkat çekmek lazım. Son yıllarda akvaryumculuğun öne plana çıktığını duyuyoruz. Hassastır dikkat edilsin Çevrede gördüklerinde ihbar etsinler ” şeklinde konuştu. (DHA)

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*